MUHTEREM KARDEŞİMİZ- SPONSORUMUZ OLUR MUSUNUZ?

 

MUHTEREM KARDEŞİMİZ- SPONSORUMUZ OLUR MUSUNUZ? 

17 RAMAZAN Dünya Helal Günü kutlamaları çerçevesinde GİMDES-GİMDES HELAL Gönüllüleri ve Dünya Helal Vakfı olarak ,

Suriye sınırında 3000 yetim ve çadırda yaşamak zorunda kalmış kardeşlerimize Suriye sınırında 3000 kişilik iftar ve 250 adet Ramazan kumanyası dağıtılacak

Aynı gün İstanbul Bayrampaşa’da her yıl gerçekleştirdiğimiz “Helal ve Tayyib Yaşam Sisteminde Gençliğimiz” temalı konferans akabinde 500 kişiye iftar verilecektir.

“Verdiğiniz her hayır (sadaka) kendiniz içindir Allah rızasını umarak yaptığınız her hayrın karşılığı size eksiksiz olarak verilir.” (Bakara 272)

“Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir Müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter” (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr)  Devamını Oku

GİMDES, MOZAMBİK’TE UYGULAMALI KASAP EĞİTİMİ GERÇEKLEŞTİRİYOR

GİMDES, MOZAMBİK’TE UYGULAMALI KASAP EĞİTİMİ GERÇEKLEŞTİRİYOR. 

Mozambik başkenti Maputo’da TİKA koordinesinde GİMDES ile ortak yapılan kasap kursiyerlere yönelik 5 gün sürecek, Helal Kasap Eğitimi çalışması devam ediyor. Eğitimi GİMDES adına Teknik Bilim Kurulu Üyesi, Baş Denetçi Ali Rıza KURUM ve GİMDES Yönetim Kurulu Üyesi Helal Sertifikalı Kasap Eğitmeni Halim GİRGİN beyler sunuyor. Eğitim boyunca;
Devamını Oku

İLAÇ VE AŞIDA HELAL VE TAYYİBLİK ŞARTLARI GARANTİLENMEDEN BU KAVGA BİTMEZ

 

İLAÇ VE AŞIDA HELAL VE TAYYİBLİK ŞARTLARI GARANTİLENMEDEN BU KAVGA BİTMEZ. 

Günümüzde Helal Lokma konusunda çocuklarımızı yetiştirmede karşı karşıya kaldığımız sıkıntı sadece gıda ürünleri değil çocuklarımıza yaptırdığımız aşılardan hastalandıklarında kullandığımız ilaçlara kadar bir çok sıkıntı ile karşı karşıyayız. Bu konuda bilinç artıkça helal ilaç, helal aşı arayışları hızla artış gösteriyor. Buna bağlı olarak aşı reddi çığ gibi büyüyor. Aşıcılar, insanları salgın hastalıklarla tehdit edeceklerine biran evvel Helal ilaç ve Helal aşı üretimini gerçekleştirmelidirler.

Uluslararası Medikal Aşı Konseyi (The International Medical Council on Vaccination); medikal doktorlar, lisanslı hemşireler ve diğer nitelikli medikal profesyonellerin kurdukları bir sivil toplum kuruluşudur. Konsey, ilaç firmaları, hükümetler ve medikal ajansların aşıların güvenli, etkili ve zararsız olduğu iddiasına karşı gerçekleri açıklama amacı gütmektedir. 83 tıp doktoru, medikal eğitimi almış hemşirelerden oluşan bilim insanı bu belgeye imzalarını atmışlar.

Daha önceki yazılarımızda “Giderek artan miktarda kanıt gösteriyor ki çocuklara yapılan ve sayısı aşırı derecede artan aşılar, aşı üreticilerini zengin ederken çocukları da sağlıksızlaştırıyor. İstatistikler çocukların giderek daha çok hastalandığını gösteriyor.” ifadeleri ile mevcut aşı uygulamaları hakkında endişelerimizi belirtmiştik. Bizi birçok belgeler adeta teyit etmektedir.

Devamını Oku

Çocuklarımızı! Modernitenin Kolasından ve Enerji İçeceklerinden Korumalıyız!

Çocuklarımızı! Modernitenin Kolasından ve Enerji İçeceklerinden Korumalıyız! 

Genelde aldığımız ürünlerin içinde ne olduğuna kimilerimiz hiç bakmayız. Market raflarını tıka basa dolduran, cicili bicili ambalajlara sarılmış fabrikasyon ürünlerin pek çoğunda yüzlerce katkı maddesi kullanılmaktadır. Özellikle çocuklar için üretilen şekerlemeler, çikolatalar, pastalar,kolalar, meyvalı meyvasız gazozlar vb. bir çok ürün hakkında bilgi sahibi olmadan almaktayız. Bu gibi ürünlerin etiketini okumak pek çok anne babanın aklına dahi gelmez. Okusa da bir çoğunu anlamazlar. Halbuki, Çocuklar için üretilmiş ürünleri anne babalar olarak öncelikle soruşturmadan, etiketini dikkatle okumadan satın almamalıyız.

Bir başka modern teknolojinin önümüze getirdiği sıkıntılı ürünler de kola ve enerji içecekleridir. Yüksek oranda kafein, kokain, aspartam içeren kola ve enerji içeceklerinin de yol açabileceği sağlık problemlerini düşünerek bu gibi içeceklerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız.
Devamını Oku

MİRAÇ GECEMİZ MÜBAREK OLSUN…

MİRAÇ GECEMİZ MÜBAREK OLSUN…

Recep ayının 27. gecesi miraç gecesidir.
Peygamberimiz (s.a.v)’in, Kur’ân ve zatından sonra, ayın ikiye ayrılması ve Miraç, Allah (cc)ın O’na lutfettiği en büyük mucizeleridir.

Miraç yükseğe çıkmak manasında olan “uruç” kökünden türemiş bir isimdir ve merdiven demektir. Bu itibarla Miraç, Resul-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v)’in yeryüzünden ulvi makamlara yükselme vasıtası demek oluyor. Miracı anlatan hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in “u’rice bi” (yükseğe çıkarıldım) tabiri sebebiyle bu mucize “Miraç” adıyla anılmıştır.

“Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz el-Mescidül-Aksa’ya (yeryüzüne en uzak olan mescide) götüren O Allah her türlü noksanlıktan yücedir. Gerçekten O, işitendir görendir.” (İsra, 17/1)

(Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu. (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu. Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı. (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz? “O (peygamber), Cebrail’i bir başka inişinde de görmüştü. Sidretü’l- Müntehâ’nın yanında. Ki Cennet’ül-Me’va da onun yanındadır. O zaman ki, o Sidre’yi bürüyen bürüyordu. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı. Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.” (Necm, 53/5-18) Devamını Oku

ÇANAKKALE SAVAŞI HİLAL İLE HAÇIN HESAPLAŞMASI

ÇANAKKALE SAVAŞI HİLAL İLE HAÇIN HESAPLAŞMASI

Mehmetçik cihad şuuru ve şehadet özlemi ve Allah’a olan imanı ile Çanakkale’de makûs talihimizi yendi, aynı zamanda batının teknolojisini boşa çıkartı. Bu savaş silahla iman gücünün çarpışması idi. Birinin en büyük kozu askeri gücü, diğerinin en büyük gücü ve sığınağı ise imanı idi.

Çanakkale Savaşı’nın hilal ile haçın hesaplaşması olduğu göz ardı edilemez.

Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıldönümü kutlanırken, İslâm dünyasının içinde bulunduğu acı tablo yürekler burkuyor. İşgal, kan, gözyaşı, yağmalamalar, işkenceler, değerlerin yok edilmesi ve yaşam tarzı dayatmaları karşısında ihtiyaç duyulan ruh, bundan 104 yıl önce, Bağdat’tan, Selanik’ten, Mekke’den, Filipinler’den, Bakü’den, Süleymaniye’den, Tunus’tan ve daha birçok İslâm diyarından gelen dedelerimizin sergiledikleri Çanakkale Ruhu’dur.

Dün Çanakkale’yi geçmek isteyenler, sanki intikam alırcasına bugün Irak’ta, Çeçenistan’da, Filistin’de, Afganistan’da, Suriye’de ve daha birçok İslâm diyarında, insanlık tarihine utanç damgası ile geçecek en olmadık cinayet, katliam, tecavüz ve yıkımlar sergileyip ümmete kan kusturuyorlar. Çanakkale’de sergilenen birliktelik ruhu ise, ümmetin önünde tek kurtuluş yolu olarak duruyor. Ümmet bu ruhun eksikliğini, şimdi her zamankinden daha çok hissediyor.

Çanakkale ruhuna ihtiyacımız var!

Çanakkale Zaferi’nin satır aralarında, almak istersek, alabileceğimiz çok büyük dersler var. Çanakkale’de dostların, aynı imanı paylaşanların, aynı siperde, aynı safta omuz omuza savaşanların, gönül düzeylerine ulaşabilir miyiz?

Çanakkale’de dedelerimizin düşmana açtıkları gönlü, kendilerine kurşun sıkanlara, her türlü acımasızlığı sergileyenlere gösterdikleri merhameti biz bugün en azından birbirimize gösterebilirsek kurtulabiliriz Allah’ın izniyle. Esirine baş tacı bir misafir muamelesi yapan bir gönül. Kendisi bayat ekmek yerken, esir düşman subaylarına taze ekmek veren bir gönül. Biz bugün, Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da, Afrika’da aç kalan, acı çeken kardeşlerimize karşı bu kadar ilgili miyiz? Dedelerimizin düşmanına karşı gösterdiği merhameti biz bugün Müslüman kardeşimize gösterebiliyor muyuz? Devamını Oku

DOMUZ DERİSİ, KILI, İÇ ORGANLARI KULLANILARAK YAPILMIŞ EŞYALARDAN, GIDALARDAN, İLAÇLARDAN, KOZMETİKLERDEN VE KATKI MADDELERİNDEN HABERDAR MIYIZ?

DOMUZ DERİSİ, KILI, İÇ ORGANLARI KULLANILARAK YAPILMIŞ EŞYALARDAN, GIDALARDAN, İLAÇLARDAN, KOZMETİKLERDEN VE KATKI MADDELERİNDEN HABERDAR MIYIZ?

“Allah size ancak ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı….” (Bakara, 173)

“Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı….” (Maide, 3)

“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum…” (En’am, 145)

“(Allah) size, sadece ölü hayvanı kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı…” (Nahl, 115)

Şaşırtıcı bir gerçektir ki birçok Müslüman domuz derisinden yapılmış bir ceketi veya bir ayakkabıyı veya bir el çantasını veya herhangi bir deri mammulünü hele hele market raflarında cicili biçili anbalajları içerisinde olan ve hergün çoluk çocuk tükettikleri hazır gıdaları, kozmetik ürünlerini ve tedavi olmak için aldıkları ilaçları kullandığından habersiz bulunmaktadır. Birçok vesilelerle tesbit ettik ki, insanlarımızın çoğunluğu deri ve deri eşyalar hakkında bilgi sahibi değil. Bu sebeple, bu deriden mamul eşyaları tekrar tekrar kullandıklarını görüyoruz. Hayal ediyoruz ki, birçok cami, birçok merkez ve birçok kutsal mekanda necaset yığılıyor. Buralara gelen insanların duaları nasıl kabul edilebilir? Bu durumda olanlardan birinin siz olabileceğinizi düşünebiliyor musunuz? Devamını Oku

İSTANBUL; 4-7 EYLÜL’DE İKİ BÜYÜK ETKİNLİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

 

İSTANBUL; 4-7 EYLÜL’DE İKİ BÜYÜK ETKİNLİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Bu yıl 7. si düzenlenecek olan Helal ve Tayyip Ürünler Fuarımız ile 11.si düzenlenecek Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansımız için çalışmalara Bismillah demiş bulunuyoruz.

04-07 Eylül 2019 günlerinde Helal ve Tayyib Ürünler için İstanbul’da gerçekleştirilecek büyük etkinlik için bütün dünyadaki kardeşlerimizi İstanbul’a davet ediyoruz. Etkinliklerimiz CNR EXPO Fuar kompleksi 5. holde gerçekleştirilecektir.

Biyoteknolojinin inanılmaz gelişmesi ve gayrimüslim emperyal güçlerin Müslümanların helal haram hassasiyetini dejenere etme gayreti ile, bu yüzyıl bilhassa gıdalarında, helalin harama karıştığı, insanoğlunun yediği ve içtiği şeylerde, helal ile haramın normal duyusal algılarla fark edilmeyecek bir seviyeye geldiği görülmektedir. Evet, insanlar lezzette bir erozyonun olduğunu, nesilde önemli bir değişimin yaşandığını, alerjik ve bakteriyel birçok hastalığın ortaya çıktığını ve de hızla arttığını görmekte ancak, bu değişimlerin ve musibetlerin gerçek sebebinin ne olduğunu bilmediği gibi, kaynağını da genel bilgisi çerçevesinde kavramakta zorlanmıştır.

Nüfusu 2 milyara ulaşan İslam dünyası bu kaostan kurtulabilmek için dininin gereği olan Helal ve Tayyib ürün arama eylemini fark etmiş ve her geçen gün bu arayış eylemini güçlendirerek sürdürmektedir. Ülkemizde de bu arayış, Helal ve Tayyib ürünleri Sertifikalama ve Denetleme çalışmaları ile 2005 yılından itibaren öncü olan GİMDES ile başlatılmış ve bu konunun yaygınlaşmasında, Sertifikalama hizmeti ile birlikte yürütülen etkinlikler olan fuar ve konferanslar da önemli rol oynamıştır. Bu anlayışla, 2008-2018 yılları arasında 11 adet Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansını ve 6 adet Helal ve Tayyib Fuarını gerçekleştirmiştir.

Devamını Oku

ADAPAZARI GİMDES HANIM GÖNÜLLÜLERİ AKTİF FAALİYETTELER

 

ADAPAZARI GİMDES HANIM GÖNÜLLÜLERİ AKTİF FAALİYETTELER

Sakarya’nın merkez ilçesi Adapazrı’nda Gimdes Hanım Gönüllülerinin organizesi ile “Helal Gıdanın Önemi ve Manevi Hayata Etkisi” başlığında bir program düzenlendi. 08.02.2019 cuma günü akşam Adapazarı Orhan Gazi Kültür Merkezinde, GİMDES Fıkıh Kurulu Üyesi Mustafa MERAL ve GİMDES Teknik Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Temsilcisi Ziraat Yüksek Mühendisi Suat SEZER’in konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleşen programa özellikle hanımların yoğun katılımı dikkat çekti. Devamını Oku

HER TOPLUM NESLİNDEN SORUMLUDUR

HER TOPLUM NESLİNDEN SORUMLUDUR

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında oldukça sert (acımasız) pek güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse karşı gelmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.” (Tahrim: 6)

Ailemize ve Çocuklarımıza karşı olan mesuliyetimiz, öncelikli mesuliyetlerimizdendir Bunlardan dolayı hesaba çekileceğimiz muhakkaktır. Ailemize ve Çocuklarımıza karşı ihmallerimiz varken, bazı haslet ve amellerimiz olsa bile, onlarla beraber cehenneme sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıyayız demektir. Devamını Oku